turkce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turkce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2014

AŞIK VEYSEL (1894 -1973)


Türk Halk şiirinin en güçlü temsilcilerinden biri olan Aşık Veysel, Rumi 1310, Miladi1894yılında Sivas'a bağlı Şarkışla İlçesi'nin Sivrialan Köyü'nde doğmuştur. Bunu "Üçyüzonda gelmiş idim cihana" mısraıyla kendisi de teyit etmektedir. Babasının adı Ahmet, annesinin adı Gülizar'dır. Aşık Veysel'in kendisinden büyük Ali isminde bir ağabeyi ile kendisinden küçük Elif isminde bir kız kardeşi vardır.
Veysel, yedi yaşına kadar her sağlıklı çocuk gibi büyüdü. Fakat yedi yaşında o yıl Sivas'ta salgın olan çiçek hastalığına yakalanarak sağ gözünü kaybetti. Bir müddet sonra da sol gözüne perde indi.

31 Ocak 2014

TÜRKLER'İN KULLANDIKLARI ALFABELER

1- GÖKTÜRK ALFABESİ
Türkçe'nin yazıldığı il alfabe, bugünkü bilgilere göre Batı'da "runik" diye tanınan Göktürk alfabesidir. Bu alfabenin eski Türk damgalarından doğduğu, dolayısıyla Türkler tarafından icat edildiği kabul edilmektedir. Türkler arasında VII-IX. yüzyılla arasında yaygın olarak kullanılmıştır. Bu yazıya Batı'da runik denmesinin sebebi harflerinin eski İskandinav yazıtlarında kullanılmış ve runik alfabe diye adlandırılan yazınız harflerine benzemesidir. Bu alfabe Danimarkalı William Thomsen tarafından çözülmüştür. Göktürk alfabesiyle yazılan 732 yılında yazılan Kültigin abidesi Türk edebiyatının yazılı ilk eseri sayılmaktadır.

10 Ocak 2014

TÜRKÇEDE BİRLEŞİK FİİLLER VE ANLAM KAYMALARI

Bu yazıda üzerinde duracağımız konu Türkiye Türkçesinde birleşik fiiller ve anlam kaymalarıdır. Bir gramer konusu üzerinde yazmak, okuyuculara bir edebiyat konusu, bir edebî eser veya ilgi çekici başka bir güncel konuyu izlemek kadar zevk vermeyebilir. Ancak, gramerin, dilin kuru bir kurallar bütünü olarak değil de şekilden anlama uzanan çok yönlü ilişkilerin, dil ile düşünce arasındaki sağlam bağlantının, dilin anlatım gücündeki enginlik, zenginlik ve güzelliğin, konuşma ve yazma sanatındaki yaratıcılık ve inceliğin ayarlayıcısı olduğu dikkate alınırsa, bu konudaki değerlendirmeler başka bir anlam kazanır. Dilin matematiği sayılan gramer konuları da ilgi duyanlara zevk verebilir. Çünkü Türkçe, kurallarındaki düzenlilik kadar yaratma gücündeki estetik değerler açısından da çok verimli bir dildir.

6 Ocak 2014

TÜRKÇE'NİN ANLATIM GÜCÜ

İlk yazılı belgeleri M.S. 5. yüzyılda başlayan ve tarih boyunca çeşitli şaheserlerin yazımında kullanılan dilimiz, bu uzun ve verimli geçmişine rağmen yeterince işlenmediği ve korunmadığı için, günümüzde sahip olduğu anlatım imkânları oranında bilinmemekte ve dilimizin bu gücünden faydalanılamamaktadır. Türkçeyi gücü oranında tanımayan, bilmeyen veya kullanamayanlar da zaman zaman başka dillerle karşılaştırarak fakir bir dil gibi göstermeye çalışmaktadırlar. Anlatım gücü, gerçek kelime hazinesi göz önüne alınmadan yapılan bu karşılaştırmalarda Türkçenin aleyhine sonuçlar çıkarılmaktadır. Tarihî süreçte Türkçenin yabancı dillerden etkilenmiş olması, dilimizin yapısını ve milletimizin o dönemlerdeki kültürel ve sosyolojik durumunu bilmeyen veya bunu göz önüne almayan kişilerce Türkçenin fakirliğine dayandırılmaktadır.

29 Aralık 2013

Türkçe Kelimelerin Yazılışındaki Bazı Kurallar

1- Cümle içinde geçen ay ve gün adları küçük harfle yazılır. Belli bir tarihi işaret eden ay ve gün adları büyük harfle yazılır. 29 Mayıs 1453 yılının Salı günü.

2- Milli ve dini bayramlar büyük harfle başlar. Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Cumhuriyet Bayramı.

3- Belli günlerin isimleri cümle içinde oldukları zaman büyük harfle başlanılarak yazılır. Anneler Günü, Nevruz, Tiyatro Günü.

25 Aralık 2013

SIFAT FİİLLER (PARTİSİPLER)



         Partisipler, fiillere partisip ekleri getirmek suretiyle yapılırlar. Partisip ekleri şunlardır:

1.     –an, -en
Geniş zaman partisipidir: gel-en, yap-an, başla-y-an gibi.

2.     –r, -ar, -er
Geniş zaman partisipidir: gel-i-r, geç-er, tut-ar (el) gibi.

ZAMİRLER (Adıllar)



Zamirler (Alm. Pronomem; Fr. Pronom; İng. pronoun) isim cinsi arasında en değişik kelimelerdir. Bunların diğerlerinden farkları şu altı nokta etrafında toplanabilir: 1) mana, 2) genişlik, 3) kelime yapma, 4) iyelik, 5) çekim, 6) edatlara bağlanma.

ZARFLAR (Belirteç)



Zarflar (Alm. adverbium; Fr. adverbe; İng. adverb) yer, zaman, hal, nitelik, soru ve miktar isimleridir. Zarflar da yine başka kelimelerle ilişki halinde sözkonusu olan kelime çeşididir.

Yavaş yürü.
Çok konuşma.
İstanbul'dan dün geldi.
Bugün İzmir'e gidiyor.

SIFATLAR (önad)



         Sıfatlar vasıf isimleridir. Türkçede tek başına sıfat diye bir şey yoktur. Her sıfat aynı zamanda bir isimdir. Bir vasıf ismi isim gibi de kullanılır, sıfat gibi de kullanılır. Meselâ ağaç, ev, çiçek gibi kırmızı, büyük, güzel kelimeleri de birer isimdir. Bir vasıf ismi başka bir ismin önüne gelip onu nitelerse, sıfat tamlaması yaparsa sıfattır. Tek başına olunca bir isimden başka bir şey değildir.

TÜRKÇE KELİMELERDE VURGU


            Vurgu en kısa tarifi ile kuvvetli söşlenmedir. Kelimelerde ses bütünlükleri olarak heceler vardır. Bu topluluklar arka arkaya söylenerek kelimelir ve dili ortaya çıkarırlar. Demek ki kelimelerin telaffuzu hecelerin arka arkaya söylenmesidir.
            İşte bu söylenişte hir hecenin üzerine aynı kuvvetle basılmaz. Kelimeler ve cümleler dalğalı, inişli çıkışlı bir seyir takip eder. Bu dalgalar, bu iniş çıkışlar ise bazı hecelerin diğerlerinden daha kuvvetli söylenmesi ile olur.

TÜRKÇEDE YENİ KAVRAMLARI KARŞILAMA YOLLARI


            Türkçede yeni varlıkları ve kavramları karşılamak için birkaç yol vardır. İhtiyaç hasıl olduğunda bu yollardan birine baş vurulmaktadır.

KELİME NEDİR?


Kelime, anlamı veya görevi bulunan ve tek başına kullanılabilen ses veya sesler topluluğudur. Kelimeler anlamlı veya görevli dil birlikleridir. Kelimelerin genellikle anlamları vardır . dışarıda bir varlığı, bir nesneyi bir hareketi karşılarlar. Kelimeyi okuduğumuz veya duyduğumuz zaman o varlık veya hareket gözümüzün önünde canlanır: kitap, daktilo, koyun, kuzu, cetvel, koşmak , yazmak...

SES, HARF, ALFABE


         Ses dilin en küçük parçasıdır. En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün dil birlikleri seslerden yapılır. Heceler (seslemler), ekler, kökler, kelimeler, kelime grupları ve cümleler birtakım seslerin birleşmesinden meydana gelirler. Bu dil birliklerini unsurlarına ayırdığımız zaman en sonunda karşımıza bir unsur çıkar ki artık onu parçalayamayız. İşte, ses (sesbirim: Alm. Phonem; Fr. Phonème; İng. Phoneme) parçalanamayan ve küçük dil birliğidir.

TÜRKÇENİN TARİHİ GELİŞİMİ

Türk dilinin oluşumunu yedi aşamada tamaladığı görüşü yaygındır:
        Altay Çağı: Türkçe, Altay çağında, henüz ayrı bir dil niteliğini kazanmamıştır. Moğolca ve öteki akraba dillerle birlikte, bir Ana-Altayca içinde bulunmaktadır.
        En Eski Türkçe Çağı: En eski Türkçe çağında, Türkçenin Ana-Altaycadan ayrıldığı düşünülmektedir. Böylece, Türk, Moğol, Mançu-Tunguz hatta Kore ve Japon dilleri ortaya çıkmıştır.

TÜRKLERİN TARİH BOYUNCA KULLANDIKLARI YAZILAR



Bilindiği gibi, Türklerin M.Ö.ki yüzyıllarda da çeşitli yazılarla karşılaştığı, bunlardan yararlandığı, hatta özgün bir Türk yazısı geliştirdiği kuşkusuzdur. Ne var ki, M.Ö.ki çağlara ait bilgilerin yeni buluntularla pekiştirilmesi gerekmektedir.          

22 Kasım 2013

Dil Bilgisi


Dil aslında sosyal bir kurum olmakla birlikte çok karmaşık bir olgudur. Kişiye ait bir meleke olması bakımından ruhi, konuşma aygıtından gelmesi sebebiyle fizyolojik ve bir ses olayı olmakla fiziki yönleri vardır. Bu sebeple zamanımızda türlü yönlerden ve farklı maksatlarla incelenen bir konu olmuştur. Böylece dilbilgileri (sciences linguistiques) çok dallanmıştır.

Türkçe'nin Dunya Dilleri Arasındaki Yeri


Kaynak bakımından birbirine yakın olan diller bir aile teşkil ederler. Dünya  dilleri bu şekilde çeşitli dil ailelerine ayrılırlar. Bir dil ailesi tarihin bilimeyen devirlerinde bir ana dilden çıkan dillerin oluşturduğu topluluktur. Bu diller arasındaki benzerlikler böyle bir varsayımı kuvvetlendirmektedir. Bir ana dilin yazılı belgeleri olmadığı halde bir çok özelliklerini kendisinden türemiş bulunan ailedeki dilleri karşılaştırarak tesbit etmek mümkün olabilmektedir.

Dil Nedir?

  Dil insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabii bir vasıta; kendi kanunları içerisinde yaşayan ve gelişen canlı bir varlık; milleti birleştiren, koruyan ve onun ortak malı olan sosyal bir müessese; binyıllar boyunca gelişerek meydana gelmiş bir soysal kurum; seslerden örülmüş bir ağ; temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir gizli antlaşmalar sistemidir.

27 Ekim 2013

Tiyatro Çeşitleri



          GELENEKLİ TÜRK TİYATROSU

           Zamanımızdan yaklaşık dört bin yıl önce Orta Asyada yaşayan Türk boyları vardı.Bu boyların yuğ, sığır şölen adı verilen törenlerde yaptıkları gösteriler Gelenekli Türk Tiyatrosunun  ilk örneklerindendi.Bu törenleri şamanlar yönetirdi.

19 Ekim 2013

Tamlamalar ile İlgili Sorular


1.Aşağıdakilerin hangisinde özne “Gökteki yıldızlar bir yanıp bir sönüyordu.” cümlesinin öznesi ile aynı türden bir tamlama durumundadır?

A) Erenlerin nazarı toprağı cevher eyler.
B) Kendine güvenen girer meydana.
C) Nazlı sevgili benden kaçar, ellere gönlün açar.
D) Senin gibiler iyilikten, insanlıktan anlamaz.
E) Güneyde orman yangınları artmaya başladı.